Kendi Hayat Takviminizi Oluşturun

Evlerimizin duvarlarında her bir yaprağı ayrı bir gün olan takvimleri hatırlıyorsunuz değil mi? Üzerinde kocaman bir font ile hangi gün olduğu yazardı. Altında ayet/hadis veya özlü sözle beraber namaz vakitleri de olurdu. Yaprakların arkasında ise bir hikaye bir tarif benzeri şeyler yer alırdı. İçeriği ne olduğu bir yana, bu takvim yapraklarını her gün koparmak bir görevdi bizim için. Bir günün bittiğini, yırtma eylemiyle hissederdik. Kalın bir cilt ile bir araya getirilmiş yapraklar yavaş yavaş azalır ve yılın sonlanmasıyla biterdi. Bugünlerde bir günün geçtiğini aynı şekilde hissedemiyoruz gibi geliyor. Akıllı cihazlarımız otomatik olarak yeni güne geçiriyor bizi. Peki biz, ne kadar gün geçtiğini hissedebiliyor muyuz eskisi gibi? Yeniden hissedebilmek için sizinle “Hayat Takvimi” konseptini paylaşmak istiyorum.

Sürekli İyi Hissetmek Zorunda Değiliz

Duyduğum anda beni yakalayan bir cümle bu. Sürekli İyi Hissetmek Zorunda Değiliz. Sanki bir anda taşları yerine oturtmak gibi. Yapbozun son parçasını yerine yerleştirmek gibi. Gözlüğünü ararken aslında gözünde olduğunu fark etmek gibi. Bunu söyleyen Klinik Psikolog Dr. Ali Bayramoğlu’nun davranışsal esneme seminerlerini daha önce kampüste görmüştüm ama sanki sınav kaygısıyla baş etme tarzı gibi düşünmüştüm ve çok dikkatimi çekmemişti. Ama daha büyük resimden bir şeyler anlatmaya çalıştığını yeni farkettim. Seminer video kayıtlarını izledikten sonra kafamda bazı şeylerin oturmasını sağladı onlardan bahsetmek istiyorum.

Vedalaş(ama)mak

Hiç bitmeyecek gibi yaşıyoruz hayatı. Yarının yaşanacağının sözü bize verilmişcesine. Hiç birbirimizden ayrılmayacakmışız gibi… Görüşürüz’ü bile formalite icabı söyleriz birbirimize değil mi? Çünkü zaten görüşeceğizdir ya. Çünkü hep görüşebiliyoruzdur. Nasıl olsa onlarca iletişim şeklinden biriyle ulaşırız değil mi birbirimize? Ararız, mesaj atarız, fotoğraf atarız, ses kaydı atarız, görüntülü ararız vs. Nasıl olsa görüşürüz. Mesajlarımızı yarım bırakırız, aklımıza gelse nasıl olsa sonra ararız deriz. Çünkü nasıl olsa görüşürüz… Ölümün bu kadar yakın olduğu günlerde sürekli kaçtığımız bir soruyu sormak istiyorum. Ya bir daha görüşemezsek?

Buğulu Bir Dünya

Tüm hazırlıklarımı tamamladım. Soğuğa karşı sıkıca giyindim. Yanıma almam gereken her şeyi aldım. Maskemi alıp aynanın karşısına geçtim ve düzgünce taktım. Gözlüklerim ve maskem güvende hissettiriyor. Uzun zamandır içerideyim ama artık dışarıya çıkmaya hazırım. Ayakkabılarımı giydim ve merdivenlerden hızlıca indim. Apartmanın kapısını açtım dışarıya birkaç adım attım ve yine başladı…

COVID-19’dan Yakını Kaybetmeyle Baş Etmek

Normal şartlarda bile sevdiğin birinin kaybına dayanmak çok güçtür. Koronavirüs salgınının ortasında ise bu keder ve üzüntü, belirsizliklerden ötürü dahada zor bir hale geliyor. Yakınınızın son zamanlarında yanında olamamak, vedalaşamamak ya da bir tören düzenleyememek büyük bir travmaya dönüşebilir. COVID-19’dan dolayı yakınını kaybedenlere yönelik internette neredeyse hiç Türkçe kaynak yok. Bende yabancı kaynaklardan yararlanarak bir yazı hazırladım. Birde yakınını kaybedenler için bir destek grubu kurdum. Detaylar yazının devamında.

Uzaktan Eğitim Verme Konusunda Kafası Karışanlar İçin Ücretsiz ve Kolay Kullanılabilir Araçlar

Tüm dünyanın daha önce hiç şahit olmadığı sıradışı günler yaşıyoruz gerçekten. Korona salgını nedeniyle sokağa çıkmaya korktuğumuz bugünlerde günlük yaşantımızın her alanında önlem almaya çalışıyoruz. Uzaktan eğitim ise bir seçenek değil artık mecburiyet olarak bize sunulmuş durumda. YÖK tarafından açıklanan tek bir uzaktan eğitim platformu olmadığı için üniversiteler kendi imkanlarıyla uzaktan eğitim sistemlerini oluşturmaya çalışıyor. Pek çoğu ise ilk defa denediği ve kurulu bir altyapıları olmadığı için mevcut online araçlardan yararlanıyorlar. Bu yazımda size geçmişte çok farklı amaçlarla tecrübe ettiğim ve güvendiğim araçları sizle paylaşmak istiyorum.

İnsanın 8 Farklı Arayışı

Bir ömür süren arayışlarımız var. Bazılarımız yorulur bırakırız, bazılarımız ise hiç tükenmeden aramaya devam eder. Aradığını bulanlar ise çoğu zaman asıl istediğinin o olmadığını fark eder. Bu arayışların en başında mutluluk arayışı gelir belki de. Daha kapsamlı düşündüğümüzde mutluluğun belki de en düşük seviye arayış olduğunu söyleyebilirim. Bu yazımda hayatta farkında olarak ya da olmayarak […]

2010’ların Ardından

Bir yolculuktayız. Duraklar değişiyor. Bazı duraklarda iniyoruz ama fazla vakit geçiremeden yolculuk tekrar başlıyor. Yolcular değişiyor. Hiç inmeyecek sandıklarımız bir anda kayboluyor. Bazı duraklarda onlar bizi kaybediyor, bazılarında biz onları. Hızımız değişiyor. Bazen uçarcasına hızlıyız bazen yürürcesine yavaş. Bir yolculuktayız. Kimimiz farkında, kimimiz yol bittiğinde farkedecek. Bu yolculukta son 10 yıldır kendi koltuğumdan gördüğüm birkaç şeyden bahsetmek istiyorum.