Arkadaş sıfatı o kadar hızlı verilir oldu ki günümüzde, istediğimiz kişiyi “arkadaş olarak” hayatımıza ekleyiveriyoruz. Çabucak alıştık bu kavrama, çok hoşumuza gitti, eskiden bir elin parmağını geçmeyen arkadaş sayımız varken birden yüzlerce arkadaş sahibi oluverdik. Çevremizde bir sürü arkadaşımız oldu, hangisi daha yakındı, hangisi sizi gerçekten arkadaş olarak görüyordu bilinmez.Biz hepsini arkadaş bildik, hayatlarını saniye saniye takip ettik, nerede kiminle, ne zaman, ne yediklerinin haberlerini tek tek bize bildirdiler sağolsunlar. Bizde okuduk, öğrendik, attık hafızaya. Hala da atmaya devam ediyoruz, hiç düşünmeden, sorgulamadan.

Şimdi birazcık sorgulama zamanı.

Bir facebook arkadaşınız, arkadaşınız değildir.

Arkadaşınız, sizin videolarınızı paylaşan değil, sizinle anılarını paylaşandır. Şimdi farklı ülkede farklı şehirde olsa bile, şehrine geldiğinde seni ziyaret edendir. Doğum gününde “mutlu yıllar =))” yazan değil, senin sevdiğin şeyleri bilen ve ona göre doğum gününde sana hediye alandır. Sıcak bir kucaklamadır bazen. Bir “asfdsadgsd” değil, yaptığın esprinin onun karnının ağrımasına sebep olandır. Arkadaşın seninle hep arkadaş kalır, farklı okullara başlasanız da, farklı işlerde çalışsanız da, farklı coğrafyalarda olsanız da.

Arkadaşın, kendisinden bahsetmeden önce senin nasıl olduğunu merak edendir. Hiçbir karşılık beklemeden sana her şeyini verendir, bir şeye ihtiyacı olduğunda arayıp mesaj atıp sahte bir hal hatır sorduktan sonra onu isteyen değil.

Arkadaşın, ona sahip olduğun için kendini şanslı hissettiğin kişidir. Bin dijital arkadaşınız yerine, bir gerçek arkadaşınız olsa yeter.

Eğer gerçek arkadaşlara sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, onları kaybetmeyin ve asla bir bilgisayar monitörüne değişmeyin.

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.