Zamanınızı Değil Enerjinizi Planlayın

Liselere giriş sınavına hazırlanırken dershane rehberlik öğretmenin bizim için yaptığı haftalık ders çalışma programlarını hatırlıyorum da: 3 saat üst üste Matematik, sonra 3 saat Fen Bilgisi, ardına bi 3 saatte Türkçe şeklinde planlardı. Günlük ve haftalık toplam çalışma saatlerini karşılayıp karşılamamaktı önemli olan. O yüzden şunlara hiç dikkat edilmezdi: bu çocuk sabah mı iyi konsantre oluyor yoksa gece mi? Ne zamanlar daha yorgun hissediyor? En efektif çalışma saatleri hangileri? gibi gibi. Gerçi yarış atı gibi tek bir sınava hazırlanan öğrenciler için durmadan çalışmaktan başka da çare yok gibiydi maalesef. Sonuç olarak bu plan yapma şekli ve sınav odaklı çalışma alışkanlığı orta okuldan liseye, liseden üniversiteye kadar geçti gitti. Yalnız gelenekten gelen bu hata giderilemedi maalesef. Hala çalışmak isteyip de bir türlü çalışamayan, yeni alışkanlıklar ile hayatını değiştirmek isteyen ama değiştiremeyen insanlar var. Bunun için olayın özüne inmeli ve ana sorunu saptamalıyız.

Bu yazım sadece ders çalışmak için plan yapanlar için değil, hayatta bir şeyler gerçekleştirmek isteyen ve onun için önünde bir süreci olup onu iyi değerlendirmek isteyenler içindir. Hepimiz çalışma konusunda biraz kendimizi kandırıyoruz aslında. Ya çalışmak istediğimiz konuyu sevmediğimizden ya da yöntem bilmediğimizden çalışmayı erteliyoruz da erteliyoruz. Son kalan zamanlarda ise ya iyi kötü kotarıyoruz ya da beyaz bayrak çekip bırakıyoruz. Sonuçta bir şey elde etmişsek bile bunun bizim için pek bir faydası olmuyor aslında.

Eğer yaptığınız işi iyi yapmak istiyorsanız bu yazının devamını okumalısınız. Bu sefer küçük ipuçlarından bahsetmeyeceğim size. İşin özünden bahsedeceğim. Hayatta sürekli bir şey öğreniyoruz ya da öğretilmeye çalışılıyoruz. Ama hiç kimse bize “nasıl öğrenilir?” i anlatmıyor. Öğrenmek nasıl öğrenilir biliyor muyuz? Learning how to learn kursunu bitirdiğimde öğrenme konusunda kendim deneme yanılma şeklinde bulduklarımla teorik bilgilerin örtüştüğünü gördüm. Ben bu yazı kapsamında sadece çalışmak için yapılan planlardan bahsedeceğim. Bu yazıyı bitirdikten sonra beynin nasıl çalıştığı ve bilginin nasıl kalıcı hale getirilebileceği konusunda mutlaka bir internet araştırması yapmanızı öneririm.

Öncelikle insan kendine bir çalışma planı yapıyorsa, adeta bir bilim insanı gibi yaklaşmalı kendisine. Bilim insanı olmakta ne alaka acaba? Şöyle düşünün: Bir bilim insanı araştırdığı konuyla ilgili bir tez ortaya koyar ve bunun kanıtlamak için deneyler yapar. Hemen hemen hiçbir zaman ilk deneyde aradığı sonuca ulaşmaz. Çeşitli parametreleri değiştirerek ve gerekirse yöntemini değiştirerek doğru sonucu elde etmeye çalışır. O yüzden size bilim insanı gibi yaklaşın derken kastım şudur: duygusal veya tez canlı olmayın. İnsanın kendini çözmesi ciddi ve uzun soluklu bir iştir. Yalnız bunu bir kez çözerseniz, anahtar kilit ilişkisi gibi yıllar boyu doğru şekilde çalışabilirsiniz. Başlangıç noktası şu olmalı o yüzden: Kendiniz üzerinde çalışma yöntemleri deneyin, başarılı olmazsa başka bir yönteme geçin. Efektif çalışmak için onlarca yöntem var, hatta bir kaçını yazılarım arasında bulabilirsiniz. Yalnız bu yöntemler her kişi için ve her durumda çalışmayabilir, o yüzden doğru zamanda doğru şekilde çalışmalısınız.

Haftanızı planlarken kendinizi robot gibi düşünmeyin. Pztsi şunu yapacağım, salı şunu yapacağım, çarş şu, perş şu gibi olmasın. Değişken olabileceğiniz günlerinizi tespit edin. Örneğin cuma akşamı haftanın son günü olduğu için oraya düşük verimle yapabileceğiniz bir aktivite koyun. Pazartesi sabah her ne kadar yeni bir başlangıç gibi olsa da bir ısınma süreciymiş gibi düşünün ve orada yapacağınız işleri de dikkatli seçin. Uykunuzu kesinlikle bir anda 8 saatten 5 saate düşürebileceğinizi falan sanmayın. Bu çok hayalperest bir yaklaşım oluyor. Yıllar önce bunun için bir challenge yapmıştım ve başarısız olmuştum. Eğer çok uyuduğunuzdan şikayetçi iseniz yavaş yavaş düşürmelisiniz.

Ana konuya dönecek olursak; planlarınızı saatlere göre değil ruh halinize ve enerjinizi göre yapın. 2 saat ağır bir antrenman saatinden sonra 3 saat çalışma yapacağınıza kendinizi inandırarak boşu boşuna mutsuz olmayın. Çalışmalarınızı planlarken daha çok düşünün. Belki de sabah gününüzü planlamak için 1 saat harcayabilirsiniz ama doğru planlama ile 5 saat verimli bir şekilde çalışabiliyorsanız sorun yok.Bu 10 dakikada hızlıca planlayıp 2 saat çalışmaktan daha yeğdir.

Kendinize karşı dürüst olun ve daha çok düşünün.

Sevgiyle kalın,
ABE

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 503 takipçiye katılın

Reklamlar

Zamanınızı Değil Enerjinizi Planlayın” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s