Hayatınızı Son Teslim Tarihlerine Göre Yaşamayın

Yaptığımız en büyük hatalardan biridir hayatımızı son teslim tarihlerine göre ya da nam-ı değer “deadline” lara göre yaşamak… Bizim için ne kadar önemli olduğu üzerine çok düşünmeksizin hayatımızı en yakın zamanda yetişecek ödevlere, projelere, işlere göre değiştiriveririz genelde. Gerekirse son günlerde yemeyiz içmeyiz ama tamamlarız bir şekilde görevimizi. Sonrasında bir güzel tamamlamış olmanın verdiği mutluluğu da hissederiz… Kısa süreliğine… Ta ki bir sonraki “deadline” ı hatırlayana kadar. Düşünmeye fırsat olmaksızın aynı süreç yeniden başlayıverir. Sonunda fark edilen ise istemeyerek yaptığımız şeylerle geçen yıllardır…

Bu çalışma metoduna sahip olmamız üniversite sınavına hazırlandığımız yıllardan geliyor aslında. Anne babamız, okuldaki rehberlik hocalarımız bize dediler ki “Gezme, tozma, ÖSS sınavına kadar sadece ve sadece sınava çalış… Hele bir üniversiteye kapak at sonra her istediğini yaparsın…”. Bu metotla yerleştik pek çoğumuz okuduğumuz bölümlere. Öyle bir alıştırıldık ki bu metoda, üniversitede sınavlarımıza çalışırken, daha sonra iş hayatındaki projelerimizi yetiştirirken hep bu şekilde ilerledik. Yaşadığımız haftaları belli gruplara ayırmaya başladık mesela…Sınav haftası dedik bazılarına. Bu haftalarda eğlenecek bir şeyler yapmamak gerekiyordu, 2 saatimizi alacak olsa bile sinemaya gitmememiz gerekiyordu. Bu 1 haftada sadece sınavlara çalışıyorduk ya da daha doğrusu çalışmaya çalışıyorduk. Sonrasında ise sınav’ın s’sini bile umursamadığımız haftalar yaşıyor, sınav haftası geldiğinde ise hemen tekrar kampa giriyorduk.

Sizce de burada yanlış giden bir şeyler yok mu? Neden deadline’ların arkasına sığınarak sürekli sevdiğimiz şeylerle uğraşmayı erteliyoruz mesela? Peki tüm deadline’ların bir sonu varda o yüzden mi tüm enerjimizle onlara çalışıyoruz? Aşağıdaki karikatür çok iyi özetliyor halimizi…

hayat

Hayatımızın kontrolünü deadline’lara verdiğimiz anda pusulası olmayan ve okyanusta rüzgarların bir yerden başka bir yere savurduğu bir gemiden farkımız kalmıyor. Hayatımızda ne kadar çok yetiştirmemiz gereken şey varsa o kadar az sorguluyoruz uzun vadede ne yapmak istediğimizi. Çünkü sorgulamak için vaktimiz bile olmuyor. Bunu sorgulayana kadar yeni bir deadline gelmeden hemen fütursuzca eğlenmek ve kafa dağıtmak istiyor daha sonra ise yeni bir teslim tarihi rüzgarına yakalanıyor başka yerlere savruluyoruz…

Maalesef hayatımızda yetiştirmemiz gereken şeyleri ya da görevlerin hepsini kendimiz seçmiyoruz. Öğrenciysek mesela: okuduğumuz bölümü bitirmek için bir iki tane hiç istemediğimiz ve içeriğini saçma sapan bulduğumuz dersi geçmemiz gerekiyor. Ya da iş hayatında 3 tane bize uygun bir iş geliyorsa mutlaka 1 tanede aslında gereksiz olduğunu düşündüğümüz bir iş bize isabet edebiliyor. Eğer okuduğunuz bölümdeki tüm dersler size saçma sapan geliyor ve iş hayatındaki tüm gereksiz işleri yaptığınızı düşünüyorsanız bu yazının kapsamından çıkıyorsunuz, farklı bir tercih yapmak lazım o durumda. Ben kendi seçimimizle ve isteğimizle seçtiğimiz kariyer planlamasındaki son teslim tarihi sürecini nasıl yönetmeliyiz onu anlatmak istiyorum.

Aşağıdaki iki resimle size örnek verebilirim:

1_focused

1

Sadece hedef odaklı bir yaşam, üstteki resimdeki gibi bir bakış açısıdır. Çevreye bakarak zaman kaybetmeden daha hızlı gidersiniz. Evet sonunda hedefinize de ulaşırsınız. Ancak hedefe ulaştığınızda sahip olduğunuz hedeften başka bir şey değildir elinizde kalan. Ne arkadaşlarınız vardır yanınızda ne de yaşanmış güzel anılarınız. Aklınızda sadece yetiştirmeniz gereken şeyler olduğu bir yaşam sürersiniz. Özgün ve farklı düşünebilme yeteneğini de bir süre sonra kaybedersiniz…

Alttaki resimdeki gibi bir  bakış açısı ise hedef değil süreç odaklı yaşayanların gördüğüdür. Bir yolda ilerlerken çevrede neler olup bitiyor fark ederek devam edersiniz. Bu şekilde belki hedefe düz yoldan daha hızlı gidebileceğiniz bir yol görebilirsiniz. Ya da yanından geçtiğiniz birisine fikir danışarak onun tecrübesinden yararlanabilirsiniz. Ya da belki de hayatınızın geri kalanını paylaşacağınız birisine aşık olabilirsiniz.

Teslim tarihi odaklı hayatınızı süreç odaklı bir yaşama dönüştürmek için naçizane özetle şu 3 yöntemi tavsiye edebilirim:

  1. İşlerinizi planlayın. İşinizi ne zaman yapmanız belirlerseniz kalan zamanlarda başka şeylere rahatlıkla zaman ayırabilirsiniz.
  2. Büyük işleri küçük parçalara bölün. Gözünüzde büyüyen son teslim tarihinden önce kendinize vereceğiniz küçük teslim tarihleri oluşturun. Büyük deadline korkusunu küçülterek yok edin.
  3. Kendinizi ödüllendirin. Bitirdiğiniz iş parçalarından sonra kendinize ve sevdiklerinize zaman ayırın. Bunu yaptığınızda işin kalan kısmına devam ettiğinizde inanılmaz bir verim alacaksınız.

Sevgiyle kalın,
ABE

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 503 takipçiye katılın

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s