Neden Dijital Ekranlardan Okumaya Alışmalıyız?

Kitabın karton kapağını açıp sonra sayfaları dağılmasın diye güzelce cilt payı kısmından katlıyorum. Sarı sayfalarına dokunuyorum ve kağıt kokusunu olabildiğince içime çekiyorum. Sayfalarını okudukça özenle çeviriyorum ve birbirinden farklı ayraçlar kullanıyorum kaldığım yeri bulmak için. Dolabım kitaplarla dolu. Güzel göründüğü için dolabın ön raflarını birbirinden renkli kapaktaki kitaplarla donatıyorum. Evet anlattığım kişi bundan bir kaç sene önceki ben. Şimdi ise basılmış kitaplara bakış açım tamamen farklı.

Eskiden tam bir “dokunsal” kitap okuyucusuydum. Sürekli kitap almaktan hoşlanır, hatta dijital baskısı Türkiye’de olmayan kitapların çıktılarını alıp ciltletirdim. Bu alışkanlığım makale okuma yöntemimi de etkilemişti. Okuyacağım her bir makalenin çıktısını alıp, güzelce zımbalayıp dosya içerisinde tek tek muhafaza ediyor ve satırların altını çize çize okuyordum. Bu alışkanlıklarım kağıt yığını haline dönen 100’lerce makale ve raflarda kitap için boş yer kalmayana dek devam etti. Sonra fark ettim ki; bir şey okurken okuduğum materyale aşırı duygusal davranıyorum.

Sahiden düşünüyorum da neden ki bu kadar “old school” davranış? Sayfalara dokunmak, altını çizmek, altı çizilmiş sayfaların fotoğrafını çekip Instagram’da paylaşmak… Okuma sürecini, okuyacağımız bilgiden daha önceler olduk. En yeni telefonlara tabletlere hızlıca adapte olurken neden ki hala “bastırılmış kağıtlar” dan okuma isyankarlığı?

Kağıttan okumak için pek çok bahanelerimiz var. Ekrana bakarken gözümüzün yorulduğunu söylüyoruz, kitaptan okurken daha çok konsantre oluyoruz (!). Fark ettim ki bunların hepsi alışkanlık meselesi aslında. Bunların hepsini değiştirebiliriz. Şimdi neden dijital veri okumaya alışmalıyız madde madde bahsedeyim.

1. Tüm Okuduklarınızı Arşivleyin

Her kütüphanenin bir fiziksel alan kapasitesi var, evlerimizdeki raflarında öyle. Üniversite sınavına hazırlanırken Esen yayınlarının fizik kitabı hala çok hoşuma gittiği için atamıyorum. Ama dolabımın sınırları artık beni düşündürüyor. Bastırılmış kitapların kütüphanelerde kapladığı alana kıyasla, dijital kitapların dijital veri saklama alanlarında kapladığı alan oranları arasında uçurum var. Bilgisayarda sakladığınız bir video yerine yaklaşık 100 tane kitap depolayabilirsiniz. Peki ya bilgisayar çökerse, okuduğum/okuyacaklarım silinirse?

Bulut veri depolama alanları artık hayatımızın içinde. Nasıl en önemli projelerimizi Dropbox ve Google Drive’da saklıyorsak, nasıl bir e-postamızın gelen kutusundan kendi kendine silinmeyeceğine emin isek artık okuma verilerimiz içinde bu servislere güvenebiliriz. USB Disk’im bozuldu, bilgisayarıma virüs girdi bilgiler silindi devrini geride bıraktık artık. Bahsettiğim veri depolama alanları dışında metin türü dokümanlar için özelleşmiş muhteşem uygulamalar ve inanılmaz özellikleri var, sonraki bölümde onlardan bahsedeceğim.

2. İstediğiniz Bilgiyi Arayın

Benim düşüncem; eğer bir bilgiyi hayatımızda kalıcı hale getirmek istiyorsak onun detaylarını aradığımız zaman tekrar bulabilmeliyiz. Eee renkli küçük post it’ler var ya ayraç olrak kullandığımız işte başka neye gerek var? Var hocam. Şimdi şöyle; basılı sayfalara küçük ayraçlar, işaretler koyabiliriz ama bunlardan onlarca olmaya başlayınca koyduğunuz ayracın benzersizliği kayboluyor. Diğer yandan sakladığımız tüm dijital verilerin içinde bir cümle, kelime, harf ile arama yapmamız mümkün iken basılı kitaplara bu mümkün değil. Bu imkan bence sadece dijital veriye geçmek için yeterli.

Mendeley ve Pocket uygulamaları sayesinde dijital dokümanlarınızı klasörleyebilir, etiketleyebilir ve arşivleyebilirsiniz. İstediğiniz yöntem ile metin araması gerçekleştirebilirsiniz. Eğer hala satırları çizmekten kendinizi alamıyorsunuz, bu iki uygulamada hala bu seçenek mevcut. Eminim bu iki uygulamanın yanında daha keşfetmediğimiz farklı doküman kaydetme okuma uygulamaları da vardır. Tavsiyelerinizi yorum olarak ekleyebilirsiniz.

3. Her Yerden Erişin

Okumak istedikleriniz artık otobüs yolcuğu yaparken yanınızda, çalışma masanızda, kafede içtiğiniz kahvenin yanında. Her yerde. Akıllı telefon, tablet, kindle, bilgisayar hangisi yanınızda ise orada. Tek bir veri merkezinde tuttuğunuz veri sayesinde interneti olan her yerde okuma yapabilirsiniz. Son okuduğunuz yeri otomatik kaydeden uygulamalar ile. Dilediğiniz yerde dilediğiniz zaman.

4. Gözlerinizi Koruyun

Basılı yayınları tercih edenlerin en büyük argümanlardan biri dijital ekranın gözlerimize zarar verdiği ile ilgili. Peki ya yanılıyorlarsa? Washington Post’da yayınlanan “How bad for your eyes are computer screens?” isimli çalışmada dijital ekrandan okumanın gözlerimize uzun vadeli zarar verdiğiyle ilgili hiçbir bulgunun olmadığından bahsediliyor. Ekrandan okuma ile yaşanan göz rahatsızlıklarının sebepleri kitaptan okuma ile aynı nedenlerden kaynaklanıyor.

Çok okuyanlar göz kuruluğu rahatsızlığı yaşıyorlar. Bunun sebebi aslında göz kırpma ile ilgili, okurken daha az göz kırptığımız için göz kuruluğu yaşıyoruz. Bunu kitaptan okuyarak çözmek değil, 20-20-20 kuralını uygulayarak çözmemiz gerekiyor. Okuma yaparken her 20 dakikada bir 20 adım uzağa 20 saniye bakarak.

Bir diğer rahatsızlık uzun süreli parlak ekrana bakmak olabilir. Yalnız şimdiki cihazlarımız eskilerin tüplü monitörleri değil. Parlaklık ayarlarını istediğimiz gibi ayarlayabileceğimiz cihazlar. Örneğin f.lux uygulaması gün ışığı saatlerine göre cihazlarımızın parlaklığını optimize eden bir uygulama. Mavi rengini kaldırarak göz yorulmasını engelliyor. Aslında yeni model telefonlarda “göz konforu” seçeneği ile bunu ayarlardan da yapabiliyorsunuz. Bir diğer seçenek ise gece okumaları için Pocket uygulamasında metni siyah arka plana çevirme seçeneği de mevcut.

Özetle; bu yazımda basılı metinlerden okumayı önceleyen geleneksel algılarımızı, dijital ekrandan okumanın benzersiz avantajlarını düşünerek tekrar değerlendirmenizi hedefledim. Amacım bir farkındalık yaratmak ve teknolojiyi hayatımızın her alanında efektif kullanabileceğimizi vurgulamak.

Basılı yayınların sayısı azalıyor, şimdi amazon.comda satılan kitaplar bir de e-kitap indirme seçeneği ile geliyor. Gazeteler internet sayfalarına taşınıyor. Bütün anlattıklarımın yanında kağıt üretimi için ağaçların kullanılması gibi çok büyük bir zarar da var. Ama maalesef, bir kağıttan bir kitaptan ne olacak mantığı ile bunu hissedemiyor olabiliriz. Bunun ötesinde bahsettiğim dijital verinin avantajlarını bir kere daha düşünmenizi istiyorum.

Gelecek çok hızlı geliyor. Erken adapte olanlardan olun.

Sevgiyle kalın,
ABE.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 523 takipçiye katılın

Reklamlar

Neden Dijital Ekranlardan Okumaya Alışmalıyız?” üzerine 6 yorum

  1. Merhaba. Size bugun kesfettim ve butun yazilarinizi okudum. Ama eskisine gore daha uzun araliklarla yazdiginizi gordum. Umarim yazilarinizi siklastirirsiniz. Iyi gunler.

  2. E-kitapların bu denli avantajları olduğunu düşünmemiştim. Teşekkürler. :) Yalnız bir şeye takılmadan edemedim; acaba yayın hakları korunuyor mudur yazarların? İhlal edilmesi ve yasadışı yollardan internet ortamında yayılması günümüzde daha kolay gibi geldi bana.

    • Filmler, diziler ve bilgisayar programları gibi dijital kitaplarında yayılma riski var evet. Yalnız kindle gibi cihazlar üzerinden e-kitaplar paylaşıldığı için bu ihtimal biraz daha düşük.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s