Kendime Meydan Okuma: 30 Gün Boyunca Müzik Dinlememek (2. hafta)

Genelde blog yazılarımı yazarken arka fonda kısık seste bir müzik çalardı. Yazıyı tamamlayana kadar müziğin ne ara değiştiğini ve ne ara bittiğini de farketmezdim. Bu yazı sessiz yazılarımdan bir tanesi oluyor… Şu anda duyduğum sadece bilgisayardan gelen hafif bir fan sesi ve klavye tuşlarının konuşması. Yaklaşık 2 haftadır müzik yerine, hayatımdaki sesleri dinledim. Kimi zamanlar da sessizliği dinlerken buldum kendimi. Serinin nasıl gittiğiyle ilgili hislerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

Seriyi başlatırken yazdığım yazıyı okuyan arkadaşlarımın çoğu durumu garipsediler ve saçma buldular. “Müzik hayatın vazgeçilmez bir parçası” ve “hem müzik dinlemenin ne zararı var gibi” gibi tepkiler aldım ki bekliyordum zaten böyle görüşleri. Neden müzik dinlemek istemediğimi açıklayınca kimisi ikna oldu kimisi de ikna olurmuş gibi yaptı. Bazı arkadaşlarım yanımdayken zorla dinletmek için müzik açtılar… Sağolsunlar, bende onları seviyorum, problem yok :)

Gel gelelim yaklaşık 2 haftadır müziksiz geçen dakikaların etkisine. Belki 30 günün sonunda düşüncelerimi daha net bir şekilde açıklayacağım ancak size bir kaç şeyden bahsetmek istiyorum şimdilik. Aslında kulaklığımdaki müziği kapatmam ile hayatımdaki sessizliğin sesini açmış oldum. Daha sonra ise çevremdeki önceden duymadığım sesleri ve düşüncelerimin seslerini duymaya başladım. Müzik dinlememek, tıpkı daha öncede sosyal medyayı bıraktığımda ki etki gibi bir başta bir boşluk hissi yarattı. Çoğu zaman farkında olmadan youtube’a girdim, bilgisayardaki müzik klasörlerimi karıştırırken buldum kendimi. Ama açmadım müziği… Kulaklığımı taktım ama müzik değildi dinlediğim.

Çalışmaktan sıkıldığım dakikalar oldu. O durmadan dinlediğim gitardaki yemen elleri parçasını bir açıversem sıkıntım geçecek gibiydi aslında. Sanki konsantrasyonum artıverecekti. Ancak onun yerine ben oturduğum yerden kalkıp açık havada biraz yürüyüş yaptım. Bu yürüyüşlerde hayatın ne kadar hızlı geçtiğini, aslında sıkılmak için sebeplerimizin çok basit olduğunu anladım. Kulaklarım çevreyi dinlerken, gözlerimde eşlik etti.

Bunaldığım ve hüzünlendiğim dakikalar oldu. Aslında tam o anda başka yerde olmak istediğim dakikalar oldu. O anları hatırlatacak müzik parçalarım vardı bir tık uzağımda. Dinleyiversem ne de güzel olurdu. Hatırlardım işte eski anıları… Şarkı sözleri o zamanki hissetiklerimi tekrar hissettirirdi bana. Ama gitmedi yine elim klavyeye… Melodisizliğin sessizliğinde şunu farkettim: sürekli eskileri hatırlayıp, eskilerde yaşarken aslında günümü yaşamadığımı…

Müzik dinlemediğim her bir gün zincir halkası gibi birbirini takip etti. Zinciri kırmak istemiyordum. İkincil müzik olarak adlandırdığım kaçamadığım müziklerde oldu bu geçen günlerde. Bunlar çalarken sözlerine dikkat ettim ve ilginç cümleler farkettim. Mesela bir araçta giderken çalan şarkının sözleri şöyleydi: “sen doldur ah kadehleri durma, ister dursun artık ister dönsün dünya, sen doldur ah kadehleri durma, öleceksek şimdi burda, ölürüz aldırma”. Bu şarkıyı dinleyerek adeta bilinçaltımıza bir boşvermişlik enjekte ediliyor. Her şey bu kadar basit değil gerçekten. Ölümden yeteri kadar korkmamamız belkide bu şarkıların zihnimizi inşa etmesiyle oluyor. Bu tür şarkıları dinledikçe zihnimizdeki kavramların gerçek anlamını yitiriyoruz.

Buna izin vermemek için müzik dinlememe serisini sonuna sonuna kadar tamamlayacağım inşaallah. Serinin sonunda bir farkındalık oluşturup sizinle paylaşmayı planlıyorum.

Serinin başlangıcında yorumlarıyla fikir veren ve eşlik eden galacticlatte, ati, Efe, Tuğba Elv kullanıcılarına teşekkür ederim. Yazıyı okuyan herkes sayfanın altından her zaman yorum yapabilir ve görüş bildirebilir. Sorularınız olursa da elimden geldiğince de cevap veriyorum.

Sevgiyle kalın,
ABE


Kendime Meydan Okuma: 30 Gün Boyunca Müzik Dinlememek

<< Giriş Yazısı 2. Hafta Sonuç Yazısı >>

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 435 takipçiye katılın

Reklamlar

Kendime Meydan Okuma: 30 Gün Boyunca Müzik Dinlememek (2. hafta)” üzerine 5 yorum

  1. Ikinci hafta oldu demek :) elimden geldiğince uzak kalmaya çalıştım müzikten. Nadiren kaçış olmadı ama tek farkettiğim şu zamana kadar aynen sizin de dediğiniz gibi, o uzun sessizlikte içimdeki sesle barışmaya başladığım. Bu çok güzel birşey, uzun süredir yapamadığım birşey. Bana tam tersine güç veriyor bir şeye bağlı kalmadan kendimi anlayabilmek. Daha huzurlu ve odaklı olduğumu farkettim.

  2. Müzik dinlediğin ve dinlemediğin zamanlardaki duygusal değişimlerin arasında nasıl bi fark oldu?? Müziğin bastırılmış duyguları açıga çıkartıgını veya duyguya etki ederek şiddetlendirdiğini söyleyebilir msn??

    • Bastirilmis duygular hakkinda bir sey diyemeyecegim ancak duygu yogunlugunu artirdigini kesin olarak soyleyebilirim. Gercekten buyuleyici bir sekilde melodiler ruhumuza etki ediyor. Uzuntulu bir durumda dinledigim muzik daha derin duygulari hissetmeme neden olurken, biraz eglenmek icin dinledigimiz muzikler mutlulugumuzun sinirlarini asabiliyor. Ancak bu hissettilerimiz hep gecici. Seriyi devam ettirirken bunlari gozlemlemeye calisiyorum. Yorum icin tesekkur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s